Güzel İnsanlar Topluluğu  
Go Back   Güzel İnsanlar Topluluğu > Ödev & Tez > Eğitim ve Derslerle İlgili > Sosyoloji
Sayfaya güncelle Suçlar - Suç Türleri
Kayıt ol Video Portalı Yardım Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Suçlar - Suç Türleri

Sosyoloji


Etiketlenen Üyeler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 15.10.2009   #1
Kullanıcı Profili
Ax!Meleq
Uzaklaştırıldı...
Avatar
 
Ax!Meleq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Ax!Meleq Ax!Meleq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye No: 337
Üyelik tarihi: 12.10.2009
Bulunduğu yer: 35,BuÇuK
Konular: 1056
Mesajlar: 2.069
Teşekkür Bilgileri Teşekkürler: 0
57 mesajına 74 kere teşekkür edildi.
Rep Bilgileri
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 567
Rep Gücü: Ax!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished road
Standart Suçlar - Suç Türleri

 

Suç

Hukuk nizâmı içinde, cezâlandırılmış fiil, hareket; ahlâka ve dîne aykırı davranış. Hukûkun bir târifi de, “adâlete hâdim bir beşerî hayat nizâmı” şeklindedir. Cemiyetle hukuk birbirinin ayrılmaz parçası olduğundan, hukuksuz beşerî hayat tasavvur edilemez.
Suç; adâlete, dolayısıyle cemiyete yönelmiş bir sosyal tehlikedir. Hukuk düzeni; bu tehlikenin önüne geçmek için suç, tehlike olarak nitelendirilen fiillere müeyyide uygular, cezâlandırır. Sâdece hukuk değil, hukûkun kaynaklarından olan örf ve ahlâka aykırı olan fiiller de suçtur. Ancak şu farkı belirtmek gerekir. Hukuk, insanların ictimâî, müşterek hayâtını hâricen tanzim eden, zorlayıcı kurallardır. Buna karşılık örf, ilgililerinÊarzu ve ihtiyaçlarına terk edilmiş konvansiyonel (uyuşmaya dayanan) bir nizamdır.
Fakat örfün de tesirli bâzı zorlayıcı vâsıtaları vardır. Meselâ, efkârı umûmîyenin (kamuoyunun) bir şeyi boykot etmesi gibi. Ahlâkî kıymet hükmünün hakîkî hâkimiyet sahası ise insan rûhudur, iç âlemidir. Çocuğun ıslah evine kapatılarak özel bir ihtimâma tâbi tutulması, onun iç âleminin çığırından çıkmış olması sebebiyledir. Buradan anlaşılıyor ki, hukukun dışa dönüklüğü karşısında ahlâk daha ziyâde içe dönüktür. Günümüz hukukçuları arasında revaçta olan görüşe göre, cemiyetin teşekkülünde rol oynayan en önemli faktör suç ve cezâlardır. Bu görüşe göre insanlar, suçu cezâlandırma yetkisinin fertler üstü bir kuvvete (devlete) verilmesi için aralarında bir sosyal ve siyâsî sözleşme yaparak cemiyeti kurmuşlar, böylece ferdî hayattan ictimâî hayâta geçmişlerdir.
Teknolojiyle birlikte yeni suç çeşitleri meydana çıkmıştır. Bâzı hukuklarda cezâ hukûkuyla ahlâk ve din kuralları içiçedir. Günümüz lâik devletlerindeyse cezâ hukuku müstakil olmuştur. Ancak yine de ahlâk ve dînin kuralları cezâ hukûkuna yansımıştır.
Günümüz hukûku anlayışında, suçla bozulan barış ve sükûnun devamlı olarak sağlanması şu iki esâsın aynı zamanda gözetilmesi ile mümkündür:
1. Cezâ ve meniyet tedbirleri yalnız başlarına suçları önlemek ve sayılarını azaltmak için yeterli değildir. Yapılacak şey, kriminolojik araştırmalar yoluyla suç doğurucu faktörleri keşfetmek ve bunları uygun bir tedbirle ve icraat mekanizmasıyla ortadan kaldırmaktır.
2. Cezâ, suça ve suçluya karşı, toplumun ve devletin beğenmediğini belirtmesi îtibâriyle lüzumlu ve faydalıdır. Ancak cezâda sâdece bir ızdırap verme fonksiyonunu görmek ve yalnızca bunu aramak hatâdır. Cezâ, ödetici maksadın yanında, yapıcı gâyeler tâkip ettiği takdirde, gerçek anlamıyla, sosyal barış ve sükûnu sürekli sağlayabilecek bir biçim almış olur.

Günümüz Türk Hukûkunda Suç
Türk hukûkunda suç şu şekilde târif edilmiştir: İsnat yeteneğinde olan bir kişinin kusurlu irâdesinin meydana getirdiği icrâî veya ihmâlî bir hareketin sonucu olan, kânunda yazılı tipe uygun, hukûka aykırı ve müeyyide olarak bir cezânın uygulanmasını gerektiren fiil. Suçu, diğer hukûka aykırı fiillerden ayıran, bir fiili suç hâline sokan şeylere suçun unsurları denir. Bir hareketin suç sayılması için şu unsurların bulunması gerekir:

1. Kânûnîlik: Bir fiilin suç olabilmesi için, kânunun açıkça bu fiili suç olarak nitelendirmesi gerekir. Nitekim, Türk Cezâ Kânunu madde 1’de: “Kânunun açık olarak suç saymadığı bir fiil için kimseye cezâ verilemez.” hükmü konmuştur. 1982 Anayasasının 38. maddesinde şu şekilde geçmiştir: “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kânunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezâlandırılamaz.”
2. Hukûka aykırılık: Cezâyı gerektiren bir fiilin yürürlükteki hukuk tarafından meşru sayılmamasıdır.
Şu hallerde hukûka aykırılık yoksa, cezâ verilmez:
a) Hakkın icrâsı: Hakkın icrâsı sonucu teşekkül eden suç, hukûka uygun olduğu için cezâ görmez. Misâl: Anne babanın çocuğu üzerinde tedip hakkı vardır. Doktorların tıbbî müdâhaleleri sonucu uzuv kesme veya ölüm olsa, ilmî usüllere uyulmuşsa suç yoktur.
b) Mağdurun rızâsı: Bâzı suçların cezâlandırılmasında mağdurun rızâsı önemli rol oynamaktadır. Hakâret suçunda mağdurun rızâsı hukuka aykırılığı dolayısiyle suçu kaldırır.
c) Vazifenin ifası: Kânunen yapmakla yükümlü olduğu bir fiili işleyen kimse, fiil bir suç teşkil etse bile, hukuka aykırılık söz konusu olmadığından cezâlandırılamaz.
d) Meşrû müdâfaa: Hayâta, mala, ırz ve nâmusa yapılan haksız tecâvüzlere karşı savunma meşrûdur. Meşrû müdâfaa için, haksız bir tecâvüz olmalı, başka türlü tecâvüzü def etmek imkânı bulunmamalı, müdâfaa tecâvüzün sınırlarını aşmamalı, tecâvüz hâlen mevcut olmalıdır. Bu şartlarda kendisinin veya başkasının can, mal, ırz ve nâmusu için mütecâvize karşı suç işleyene bir şey gerekmez.
e) Izdırar hali: Zor durumda kalmak demektir. Suçu ortadan kaldırır. Bunun için zarûretin başka yolla giderilmesi imkânı bulunmamalı, ölüm tehlikesi bulunmalı, zarûret miktarını aşmamalı, başkasını muztar hâle sokmamalı, başkasının helâkine sebep olmamalıdır.

Suçlar, unsurlarının bulunma derecesine, onu işleyenlerin adedine, birlikte işlenmelerine, işlenme müddetlerine göre değişik şekillerde adlandırılmıştır:

1. Tam suç- Teşebbüs hâlinde kalan suç: Tam suçta fâil, fiili işlemeye yönelik bütün hareketleri tamamlamış ve istediği sonucu elde etmiştir. Teşebbüs hâlinde kalan suçta ise, fâil fiili işlemek için harekete geçmiş olup, istediği sonucu elde edememiştir. İcra hareketinin bitirilememiş olması hâlinde nâkıs teşebbüs; icrâ hareketi bitirilip de, istenen sonucun meydana gelmemesi hâlinde tam teşebbüs durumunda kalan bir suç işlenmiş olur.

2. Âni suç mütemâdî suç: Âni suç işlemesiyle birlikte sonuçlanmış olur. Bir adamı silâhla yaralamak gibi. Mütemâdi suçta ise, bir anda bitmeyip devamlılık vardır. Bir şahsı kânunsuz tutuklamak gibi.

3. İcrâî suç- İhmâlî suç: İcrâî suçta fâil kânunen yapılmaması gereken bir harekette bulunur. Öldürme, yaralama, yağma gibi. İhmâlî suçta ise kânunen yapılması gereken hareketi yerine getirmez. Kazânın olmaması için gerekli tedbirleri almamak gibi.

4. Basit suç- İtiyâdî suç: Suç bir defâ işlenir. İtiyâdî suçsa fâilde alışkanlık meydana getirir. Genellikle müessir fiil ve hareket gibi suçlar basit suç, hırsızlık ve kaçakçılık gibi suçlar itiyâdî suçlardır.
5. Tesâdüfî suç- Kasdî suç: Fâilin önceden işlemek niyeti olmadığı halde, karşılaştığı âni durumun tesiriyle işlediği suç tesâdüfî suçtur. Uğradığı bir hakârete öfkelenip, hakâret edeni yaralamak gibi. Kasdî suçta ise fâil suçu işlemeye daha önce karar vermiş ve işleyeceği suçu plânlamıştır. Taammüden (kasten) adam öldürmek gibi.

6. Meşhut suç- Meşhut olmayan suç: Fâilin suçu işledikten hemen sonra veya işlerken yakalanmasıdır. Hırsızın olayı işlerken veya çalıp giderken, bekçi tarafından yakalanması gibi. Meşhut olmayan suçta ise, suçlu ancak suç olayından sonra yapılan bir araştırma, soruşturma veya tâkip sonucu ortaya çıkarılabilmektedir.
Suç eşyâsı: Suça konu olan, vâsıta olarak kullanılan eşyâ. Bunları almak, bulundurmak suçtur.

Bazı Suçlar
  • Bilişim suçları
  • Casusluk
  • Cinayet
  • Katliamlar
  • Kaçakçılık
  • Organize suçlar
  • Soykırımlar
  • Asilik
  • Ayaklanma
  • Cinayet
  • Cracker
  • Ehliyetsiz araç kullanımı
  • Ensest
  • Firar
  • Gözdağı verme
  • Hapisten kaçış
  • Hırsızlık
  • Irza geçme
  • Kabadayılık
  • Korkaklık
  • Nefret suçu
  • Nitelikli dolandırıcılık
  • Okulda şiddet
  • Scene (Korsan)
  • Scene Release

Benzer Konular
  • okaliptüs ağacı hakkında bilgi, en ilginç ağaç türleri,engarip ağaç türleri...
  • Pasaport Türleri...
  • Şahıs ve mal aleyhine işlenen temel suçlar...
  • Yöresel Giysi Türleri 1 (Erkek Giysi Türleri)...
  • Gelenekselleşmiş Yöresel Halk Giysi Türleri - 2 (kadın Giysi Türleri)...


Rep Ver  
<b>Teşekkürler</b> Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.2009   #2
Kullanıcı Profili
Ax!Meleq
Uzaklaştırıldı...
Avatar
 
Ax!Meleq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Ax!Meleq Ax!Meleq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye No: 337
Üyelik tarihi: 12.10.2009
Bulunduğu yer: 35,BuÇuK
Konular: 1056
Mesajlar: 2.069
Teşekkür Bilgileri Teşekkürler: 0
57 mesajına 74 kere teşekkür edildi.
Rep Bilgileri
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 567
Rep Gücü: Ax!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished road
Standart

 
Sahtekarlık

Başkasını aldatmak amacıyla sahte bir belge düzenlemeye ya da bir sanat yapıtını taklit et­meye sahtekârlık denir.
Vasiyetname, sözleşme, çek, senet, pasaport, kimlik, makbuz türünden belgelerin ya da bunların bazı bölümlerinin sahtesini düzenle­mek olanaklıdır. Bu gibi sahte belgeleri üret­mekte uzmanlaşmış kişiler mühürleri, imzala­rı, el yazılarını taklit ederek gerçek belgenin tıpkısını, çıplak gözle anlaşılamayacak bir benzerlikte yaparlar.
Kâğıt para olarak bilinen banknotun sahte­sine kalp para, bunları basanlara da kalpazan denir. Para basmak devletin yetki ve denetimindedir. Yapımı yüksek teknik beceri gerekti­ren banknotlar özel bir kâğıda basılır; içinde, filigran denen ve ışığa tutulunca fark edilen bir çizgi ya da resim bulunur. Taklit edilmesini ön­lemek için banknotlarda özellikle karmaşık de­senler kullanılır. Bu desenler bazen, sahtesini yakalamak için bilerek yapılmış bir hatayı içerir. Banknotların özenli işçiliğini taklit et­mek ve aynı nitelikte üretebilmek kolay bir iş değildir. Ne var ki, kalp para genellikle sıra­dan insanları aldatmak için yeterince inandırı­cı bir görünümde olur. En büyük kalpazanlık olaylarından biri Nazi gizli haber alma örgü­tünün II. Dünya Savaşı sırasında, 1940-41'de piyasaya sürdüğü 150 milyon İngiliz Sterlini tutarındaki 5 sterlinlik kalp banknotlardı.
Sanat yapıtlarının kopyalarını, örneğin öz­gün bir resmin tıpatıp aynısını yapmak, eğer ressam özgün yapıt olduğu savında değilse, sahtekârlık sayılmaz. Sahte sanat yapıtlarını piyasaya sürenler genellikle ünlü bir ressamın üslubunda yapılmış bir tabloyu, sanatçının sanki o güne kadar ortaya çıkmamış bir yapı­tını keşfetmiş gibi tanıtırlar. Bir resmin sahte olduğunu ortaya çıkarmak sanıldığı kadar zor değildir. Örneğin, sahte resim yapılırken yeni bir tuval ya da resmin yapılmış olduğu varsa­yılan tarihte henüz bilinmeyen bir boya kulla­nılmış olabilir. Bazen de resimdeki bazı ayrın­tılar sahtekârı ele verir. Tablonun ait olduğu dönemin modasına uymayan bir giysinin ya da eşyanın bulunması, resmin sahteliğini kuş­kuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarır.
Bir yapıtın yaşını belirleyici bilimsel yön­temler arasında X ışınları, kızılötesi ve mor­ötesi ışınlarla fotoğraf çekmek ve kimyasal çö­zümlemeler sayılabilir. Sahtekârlık genellikle bu gibi yöntemlerle kanıtlanır.
Sahte yapıtlar üretmekle işe başlayan bazı kişilerin sonradan dünya çapında değerli sa­natçılar olarak kendilerini kanıtladıklarına da tanık olunmuştur. Ünlü İtalyan ressam ve heykelci Michelangelo'nun Eski Yunan üslu­bunda yaptığı aşk tanrısı Eros'un heykelini, eski süsü vermek için toprağa gömdüğü, uz­manların heykeli gerçek bir Yunan yapıtı san­ması üzerine de kendisinin yaptığını söyleye­rek, heykelcilikte ustalığını kanıtladığı anlatı­lır. Hollandalı ressam Han van Meegeren 20. yüzyılda Jan Vermeer'in üslubunu taklit ede­rek dinsel konulu resimler yaptı. Sahtekârlık II. Dünya Savaşı'ndan (1939-45) sonra, Nazi ön­derlerinin çalmış olduğu tablolar gerçek sa­hiplerine geri verilirken ortaya çıktı. Bu re­simlerden birinin van Meegeren'e ait olduğu anlaşılmıştı. Van Meegeren, Hollanda ulusal sanat yapıtlarını düşman bir ülkeye satmış ol­makla suçlandı. Bunun üzerine sözkonusu "Vermeer"i kendinin yaptığını açıklayan van Meegeren'in, içlerinden biri bir "Vermeer başyapıtı" olarak değerlendirilen 13 sahte re­sim daha yapmış olduğu anlaşıldı.

Ünlü Sahtekârlık Olayları
Uzun yıllar, 1912'de İngilte­re'de Sussex'te, Lewes yakınlarındaki Pilt­down Çayırı'nda bulunan çenekemiği ve kafa­tası parçalarının bir tarihöncesi insanına ait olduğu sanıldı. Kemiklerin yaşını belirleyen yeni yöntemlerin geliştirilmesi sonucu 1954'te araştırmalar derinleştirildi ve "Piltdown insa­nından kaldığı sanılan kemiklerin gerçekte ustaca üzerinde oynanmış, günümüz insanına ait bir kafatası ile bir orangutan çenesi oldu­ğu, dişlerinse yapay olarak aşındırıldığı anla­şıldı. Ama bu aldatmacayı kimin yaptığı öğre­nilemedi.
Türkiye'de "hayali ihracat" olarak nitele­nen büyük ölçekli sahtekârlık ve dolandırıcı­lıkların ilki 1970'lerin sonlarında ortaya çıktı. Bir işadamının dışarıya lüks mobilya yerine, sıkıştırılmış talaş ve yongadan yapılan sunta sattığı müfettişlerce belirlenince hakkında da­va açıldı. Bu türden olaylar 1980'lerin ortala­rında büyük yaygınlık kazandı.
Burdur ilinin Hacılar köyünde 1957-60'ta bulunan Cilalı Taş ve Bakır çağlarına ait piş­miş toprak kapların ve heykelciklerin bundan bir süre sonra taklit edilerek bol miktarda üretilmesi ve yurtdışına satılması da sahte sa­nat yapıtı üretme ve eski eser kaçakçılığı ko­nularında dünya çapında dikkati çeken bir olay oldu. Yörede yaşayanların bu eski bulun­tuların biçimlerine alışık olması, toprağın ve boyaların niteliğinin binlerce yıldan beri bü­yük bir değişime uğramayışı, benzerliğin ku­sursuz olmasında rol oynadı. Ama ısılışıldama (termolüminesans) yöntemiyle incelendikten sonra buluntuların sahte oldukları anlaşıldı.



Rep Ver  
<b>Teşekkürler</b> Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.2009   #3
Kullanıcı Profili
Ax!Meleq
Uzaklaştırıldı...
Avatar
 
Ax!Meleq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Ax!Meleq Ax!Meleq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye No: 337
Üyelik tarihi: 12.10.2009
Bulunduğu yer: 35,BuÇuK
Konular: 1056
Mesajlar: 2.069
Teşekkür Bilgileri Teşekkürler: 0
57 mesajına 74 kere teşekkür edildi.
Rep Bilgileri
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 567
Rep Gücü: Ax!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished road
Standart

 
Dolandırıcılık

Bile bile birini kandı­rarak parasını ya da malını ele geçirmek dolandırıcılık olarak adlandırılır.
Dolandırıcılık kendi başına suç sayıldığı gibi, aldatmacayla para kazandıran türden başka bir suçun parçası da olabilir. Dolandırıcılıkta her zaman yalan söylemek gerekmez. Bir ger­çeği saklayarak ya da birinin zayıf yanından yararlanarak da dolandırıcılık yapılır; bunun adı hilekârlık ya da aldatmacadır.
İşaretli oyun kartlarıyla oynanan hileli ku­marda, kimi zaman kurban seçilen yeni bir oyuncunun bir süre için azar azar kazanması­na fırsat verilir. Kurban üst üste kazanmanın verdiği güvenle büyük bir para ile oynamaya kalkınca, bu kez taktik değiştirilerek tüm pa­rası yutulur.

Zimmetine para geçirme de bir dolandırıcılık türüdür. Birine emanet edilen para ya da değerli eşyanın kendi malıymış gibi kullanıl­ması anlamına gelir. Hırsızlığa benzemekle birlikte, suçu işleyen kimse çoğu zaman çalış­tığı işyerinin güvenini kazanmış biridir.
Günümüzde bilgisayardan yararlanılarak yapılan çağdaş dolandırıcılıklara da rastlan­maktadır. 1980'de California'da yakalanan Stanley Rifkin, bu yolla Los Angeles'teki bir bankadan zimmetine 10 milyon dolar geçir­mişti.

Ünlü Dolandırıcılık Olayları
Yakın zamanların en ilginç dolandırıcılık olaylarından biri ABD'li milyarder Howard Hughes'un adı çevresinde gerçekleşti. Pek or­talıkta görünmeyen, az konuşan, ayrıksı bir tip olan Howard Hughes, yıllarca tek başına yaşadıktan sonra 1976'da öldü. Ölümünden dört yıl önce Clifford Irving adında bir yazar Hughes'un özyaşamöyküsünü elde ettiğini açıkladı. Söylediğine göre, gizlice Hughes'la buluşan Irving ona yaşamının öyküsünü anlat-tırmayı başarmıştı. Hughes tarafından yazıldı­ğını söylediği birtakım sahte mektupları ABD'nin önde gelen yayımcılarından birine gösteren Irving, milyarderle ilgili, basında yer almış bazı haberlerden ve düzmece ses bantla­rından derleme bir kitabın telif hakkını alma­yı başardı. Buna karşılık yayınevi tarafından bir İsviçre bankasına Irving adına büyük bir miktar para yatırıldı. Ne var ki, bu dolandırı­cılık girişimi cezaevinde son buldu ve ABD' nin ünlü Times dergisi Irving'i sayfalarında "yılın dolandırıcısı" olarak tanıttı. Howard Hughes öldükten sonra da mirasından pay al­mak için türlü entrikalar düzenlendi; düzine­lerle sahte vasiyetname ortaya çıktı.



Rep Ver  
<b>Teşekkürler</b> Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.2009   #4
Kullanıcı Profili
Ax!Meleq
Uzaklaştırıldı...
Avatar
 
Ax!Meleq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Ax!Meleq Ax!Meleq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye No: 337
Üyelik tarihi: 12.10.2009
Bulunduğu yer: 35,BuÇuK
Konular: 1056
Mesajlar: 2.069
Teşekkür Bilgileri Teşekkürler: 0
57 mesajına 74 kere teşekkür edildi.
Rep Bilgileri
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 567
Rep Gücü: Ax!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished road
Standart

 
Savaş Suçu

Savaş suçu, askeri veya sivil, kişi veya kişilerin, savaş kanunları ihlâli için uluslararası ceza hukuku çerçevesinde cezalandırılabileceği suçtur. Devletler arası çatışmalarda savaş kanunlarının her ihlâli bir savaş suçu sayılmaktadır, ama devlet içi çatışmalarda yer alan ihlâller savaş suçu sayılmayabilir.
Savaş kanunları sınırları içinde, yerleşmiş güvenliğinin ihlâli, çatışma esnasında kabul edilmiş prosedürlerin ve kuralların çiğnenmesi, örneğin ateşkes bayrağını kaldıranlara saldırmak veya ateşkes bayrağını yanıltıcı şekilde kullanıp saldırmak, savaş suçu sayılır.
Savaş esirlerine ve sivillere karşı kötü davranmakta savaş suçu oluşturan davranışlar arasında yer alır. Savaş suçları toplu katliam ve soykırım olaylarının bir parçası olmasına rağmen, bu tip suçlar genel olarak uluslararası insani hukuk çerçevesinde insanlığa karşı suçlar kapsamına girer.
Savaş suçlarının uluslararası insani hukuk alanında önemli bir yeri vardır ve bu alanda Nurnberg Mahkemeleri gibi uluslararası mahkelemer düzenlenmiştir. BM Güvenlik Konseyi tarafından oluşturulan Eski Yugoslavya için Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Rwanda için Uluslararası Ceza Mahkemesi yakın tarihten örneklerdir.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, 1 Temmuz 2002 tarihinden sonra işlenmiş savaş suçları davalarının görüşülmesi için Lahey'de kuruldu. Bazı ülkeler, özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve İsrail, mahkemeye karşı eleştirilerde bulunup, katılmayı reddetmişlerdir ve mahkamenin vatandaşları üzerinde yargılama yetkisine sahip olmasına izin vermemişlerdir.

Ceza, Cezasızlığın önlenmesi ve UCM'ye giden yol
Savaş suçları, Orta Çağdan beri ulusal mahkemeler tarafından cezalandırılabilmiştir. Savaş suçlarının ilk kez kapsamlı bir kanun halinde toplanması, Amerikan İç Savaşı sırasında Başkan Lincoln tarafından 1863´de çıkarılan Lieber Kuralları´nda gerçekleştirildi. O tarihten bu yana 1907 tarihli IV nolu La Haye Sözleşmesi ve onun yönetmelikleri, 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve onların 1977 tarihli protokolleri de dahil olmak üzere pek çok uluslararası insancıl hukuk sözleşmesi hazırlanmıştır. Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü´nün (Statü) 8. Maddesi bu anlaşmalarda ve uluslararası örf ve adet hukukunda tanımlanmış uluslararası silahlı çatışma esnasında işlenen savaş suçlarının büyük bir bölümü üzerinde Uluslararası Ceza Mahkemesi´ne (UCM) yetki verir. Bu iç savaşlar gibi günümüzün en yaygın çatışmaları olan uluslararası olmayan silahlı çatışmalarda işlenmiş savaş suçlarını yargılama yetkisinin de Uluslararası Ceza Mahkemesi´ne verilmesi yoluyla uluslararası hukuktaki en son gelişmeleri de teyit etmektedir. İnsanlığa karşı suçlardan farklı olarak bir savaş suçu tek, ayrı, dağınık ya da rastgele bir eylem olabilir. Bu eylemlerin yaygın ve sistematik olmasına yönelik herhangi bir koşul yoktur.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin görev alanına giren, Lahey yönetmeliklerinde ve Cenevre Sözleşmeleri´nin I nolu Protokolünde ve uluslararası örf ve adet hukukunda tanımlanmış ihlallerin bazıları şunlardır:
- Doğrudan sivil nüfusa, sivil eşyalarına, insani yardıma ya da barış koruyucu misyonların yanı sıra sağlayacağı önceden tahmin edilen somut ve doğrudan doğruya askeri avantaja oranla aşırı bir şekilde sivil hedeflere zarar vereceği ya da sivilleri yaralayacağı ya da rastlantısal olarak can kaybına yol açacağı bilinen saldırılar da dahil olmak üzere sivillere yönelik yasaklanmış saldırılar; Kızılhaç ve Kızılay amblemlerini taşıyan binalara, malzemelere, tıp birimlerine, ulaşım araçlarına ve kişilere karşı saldırılar; ve askeri hedef olmayan din, eğitim, sanat, bilim ya da hayır amaçlarıyla kullanılan binalara, tarihi anıtlara ve hastanelere saldırılar;
- Teslim olmuş askerleri öldürmek ya da yaralamak; uzuv keserek fiziksel olarak sakat bırakmak; kişinin ölüme sebebiyet verecek ya da onun sağlığını ciddi biçimde tehlikeye atacak tıbbi olarak meşrulaştırılamayacak ve kişinin çıkarları doğrultusunda yapılmayan tıbbi ya da bilimsel deneyler gerçekleştirmek; kişinin onuruna yönelik saldırı, özellikle de onur kırıcı ve aşağılayıcı muamele; tecavüz ve cinsel şiddetin diğer biçimleri ve insanları kalkan olarak kullanmak gibi savunmasız kişilere zarar verme;
- Ateşkes bayrağını, BM ya da düşman işaretini ya da Kızılhaç ve Kızılay amblemlerini kötüye kullanmak; esir alınmayacağını bildirmek; askeri gerekliliklerle meşrulaştırmadıkça düşman mülklerini yağmalama, yok etme ya da zaptetme; zehir ya da zehirli silahlar, belirli gazları, vücutta parçalanan kurşunları ve yapılacak bir değişiklikle tüzüğe eklenecek diğer silahlar gibi yasaklanmış silahları kullanmak; bir savaş yöntemi olarak sivilleri kasten aç bırakmak ya da ulusal silahlı kuvvetlere 15 yaşından küçük çocukları almak ya da onları silahlı çatışmalara aktif bir şekilde katarak kullanmak gibi bazı yasaklanmış savaş yöntemleri;
- İşgalciler tarafından işgal ettikleri topraklara kendi sivil nüfuslarının dolaylı olarak ya da doğrudan transferi ya da işgal edilen toprakların nüfusunun tamamının veya bir parçasının sınır dışı edilmesi ya da transferi; düşman vatandaşlarının yasal haklarını kaldırma ya da askıya alma ya da onları kendi ülkelerine karşı askeri operasyonlara katılmaya zorlamak da dahil olmak üzere, işgal edilen topraklarda ya da düşman vatandaşlarına karşı yasaklanmış bazı eylemler.
Bu zamada kadar savaş suçları nedeniyle yargılanan eski devlet ve hükümet başkanlarından bazları:
  • Karl Dönitz (Almanya)
  • Hideki Tojo (Japonya)
  • Charles Taylor (Liberya)
  • Slobodan Milošević (Yugoslavya, dava sürecinde öldü.)
  • Saddam Hüseyin (Irak, idam edildi.)
Savaşın yasallığı kazananlara verdiği öncelik nedeniyle eleştiri noktası haline gelmiştir cünkü bazı olaylar savaş suçları olarak algılanmamaktadır. Bu olaylar arasında ABD'nin I. Dünya Savaşı ve II. Dünya Savaşı sürecinde sivil hedefleri yok etmesi ve atom bombalarının Hiroşima ve Nagasaki'de kullanımı yer almaktadır. Endonezya'nın 1976 ve 1999 tarihleri arası Doğu Timur'u işgali de bazı kesimler tarafından savaş suçu olarak algılanmaktadır



Rep Ver  
<b>Teşekkürler</b> Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.2009   #5
Kullanıcı Profili
Ax!Meleq
Uzaklaştırıldı...
Avatar
 
Ax!Meleq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Ax!Meleq Ax!Meleq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye No: 337
Üyelik tarihi: 12.10.2009
Bulunduğu yer: 35,BuÇuK
Konular: 1056
Mesajlar: 2.069
Teşekkür Bilgileri Teşekkürler: 0
57 mesajına 74 kere teşekkür edildi.
Rep Bilgileri
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 567
Rep Gücü: Ax!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished road
Standart

 
Suç Bilimi (Kriminoliji)

Suç bilimi (Kriminoloji) suçun açıklamasını yapan, suçlu davranışın nedenlerini inceleyen, suçun önlenmesi ve suçlulukla mücadele ile ilgilenen bir bilimsel öğretidir.
İngiliz Yazar Thomas More, sınırsız suçun daha az ahlaki ve hukuki ama "Sosyolojik" açıklamasının arayışının yerindeliğinin farkına vararak kriminolojinin doğuşunu sağlamıştır. Ancak o devirlerde anlaşılamayan bu görüş geçerliliği görmesi için 18. hatta 19. yüzyılı bekleme zorunda kalacaktır.
Kriminolojisözcüğünün mucidinin kim olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte isim babalığı çoğunlukla bir Fransız doktoru olan 1851-1911 yılları arasında yaşayan P. Topinard'ın bulduğu yönünde yakıştırmalar yapılmaktadır. Ancak İtalyan yargıç Garofalo 1855 yılında La Criminologie (Kriminoloji) adlı kitabını yayınlayarak büyük oranda bu bilimin tanınmasını sağlamıştır. 1855 tarihinden 1913'e kadar suç ve onun bastırılması amacıyla uluslararası düzeyde birçok kongre "Kriminal Antropoloji" adı altında düzenlenmiştir.
Augusto Comte'nin etkisinden kalan Les Horizons Du Droit Penal (Ceza Yasasının Yeni Ufukları) adlı eserini yayınlayan Dr. Cesare Lombroso'nun, 1876 yılında iki cilt halinde yayınlanan Homo Criminalis (Suçlu İnsan'ıyla) belli yakınlıkları olmakta ve kendisini suç karşısında savunmanın toplumun ödevi olduğu yönünde fikirlerini beyan etti. Öylece öncülüğü toplumun korunmasına veren ama artık bunun gerçekleştirmek için yollar öngörene toplumsal savunma kavramının ortaya çıkmasına neden oldu.
Kriminoloji çoğunlukla bir gözlem bilimi olarak kabul edilmesine rağmen uyumlu bir strateji belirlenmesi ile toplumun suç karşısındaki tepkisinin derinlemesine değişmesine öncelik ederek toplumu daha huzurlu bir zemine oturtmasında ana damar olma vasfını gösterebilir. Kriminoloji yalnızca ceza hukukunun yetersizliklerinden doğmakla kalmamış, onun yenilenmesinin koşullarını da belirlemede aktif rol almıştır.
Suç nedenleri bilimi olarak da tanımlanan Kriminoloji, o kadar geniş bir bilim alanıdır ki, sosyoloji, psikoloji, tıp, psikiyatri gibi daha birçok sosyal bilim dalları ile insan üzerinde etkili olan fen bilimlerinden de faydalanmaktadır. Bu bilimlerdeki gelişmelere paralel olarak kriminoloji kendisini geliştirecek ve toplumun sağlığa kavuşmasında bir toplum doktorluğu görevini üstlenecektir.
Suça karşı açılmış savaşın yetersizliklerinden doğmuş olan kriminoloji günümüzde hala daha tam olarak yerine oturamamıştır. Bunda bilim dalının yeterince bilinemeyişi ve siyasetçiler tarafından gevşek politikaların uygulanmasına dayanmaktadır. Suçla mücadele edebilmek için suçu tanımanın önemli olduğunda yola çıkacak olursak özgürlükçü anlayışa dayalı bir bilim ile huzur topluma ulaşmak zor olmasa gerekir. Kriminoloji biriminde araştırmalar yapan Roger Hood ve Richard Sparks'ın gözlemleri sonucunda kriminolojinin bir sosyal hizmet türünden ziyade toplumdaki suç olgusuna akılcı bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.



Rep Ver  
<b>Teşekkürler</b> Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.2009   #6
Kullanıcı Profili
Ax!Meleq
Uzaklaştırıldı...
Avatar
 
Ax!Meleq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Ax!Meleq Ax!Meleq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye No: 337
Üyelik tarihi: 12.10.2009
Bulunduğu yer: 35,BuÇuK
Konular: 1056
Mesajlar: 2.069
Teşekkür Bilgileri Teşekkürler: 0
57 mesajına 74 kere teşekkür edildi.
Rep Bilgileri
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 567
Rep Gücü: Ax!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished road
Standart

 
Kaçakçılık

Kaçakçılık yüzyıllardan beri süregelen ya­sadışı bir ticaret biçimidir. Birçok ülkede satışı yasaklanan silahlar ve uyuşturucu mad­deler, bazı ülkelerde ağır gümrük vergileri yüzünden fiyatı artan çay, kahve, tütün ya da ipek gibi mallar, alım satımı yasalarla belirle­nen döviz ve altın kaçak olarak satılabilmek­tedir. Bunlar gümrük denetimine takılmaya­cak bir yoldan ülke sınırından geçirilmeye çalışılır. Mallar akla gelmeyecek değişik yön­temlerle gizlenmeye çalışılır; araba lastikleri, özel bavul bölmeleri bu iş için kullanılan en bilinen gizleme yerleridir. Gümrüklerde, özellikle uyuşturucu maddeleri ortaya çıkar­mak üzere, eğitilmiş köpekler vardır. Kaçak­çılık cezalarının çok ağır olması kaçakçılığı engellemeye yetmemektedir. Elde edilen kârların büyüklüğü ve bu tür mallara olan talebin yüksekliği kaçakçılığı körükler.
Yasadışı yollardan giren malların, bazen miktar olarak yasal yollardan girenleri kat kat aştığı görülmüştür. 18. yüzyılda İngiltere'de çay, kahve, tütün ve ipek gibi mallarda böyle bir durum söz konusuydu. 19. yüzyılın başın­da İngiliz tüccarlar Çin'e yasadışı yollardan afyon sokmaya başladılar. Af­yon kaçakçılığına karşı önlem almaya çalışan Çin ile İngiltere arasında başlayan savaş İngilizler'in bazı ayrıcalıklar elde etmesiyle sonuçlandı. Daha sonra İngilizler, Fransızlar' la birlikte Çin'e saldırdılar. Tarihe Afyon Savaşı olarak geçen bu savaşlardan yenilgiyle çıkan Çin'de afyon satışı yasallaştı.
19. yüzyılda İngiltere'nin egemenliğindeki Hindistan'da tuza konan verginin eyaletten eyalete değişiklik göstermesi nedeniyle yay­gın bir tuz kaçakçılığı baş gösterdi. Gene aynı yüzyılda Afrika'daki Fransız ve Portekiz sö­mürgelerinde içki kaçakçılığı yapılıyordu.
Amerika'daki koloniler henüz İngiltere'ye bağımlıyken, İngiltere'den başka ülkelerle ticaret yapmaları yasaklanmıştı. Oysa Ameri­kan gemileri yasağa karşın İspanya ile kaçak bir ticaret sürdürüyordu. Amerikan kolonileri­nin bağımsızlık savaşına yol açan isteklerinden biri de ticaret özgürlüğüne sahip olmaktı.


Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı
Günümüzün en önemli sorunlarından birisi uyuşturucu madde kaçakçılığıdır. Uzakdoğu, Ortadoğu ve Güney Amerika'da üretilen uyuşturucu maddeler, çok yüksek fiyatlarla Avrupa ile ABD'de kaçak olarak satılmakta­dır. Özellikle gençliğin sağlığını ve yaşamını tehdit eden uyuşturucuların ülkesine girişini önlemeye çalışan ABD, 1989'un son günlerin­de uyuşturucu kaçakçılarının izlenmesi ve yakalanması amacıyla Panama'ya askeri bir­liklerini gönderdi ve Panama Devlet Başkanı Noriega'yı teslim alarak, yargılanmak üzere ABD'ye götürdü. Aynı planın devamı olarak da Ocak 1990'da uyuşturucu kaçakçılığını denizden engellemek gerekçesiyle Kolombiya açıklarına iki savaş gemisi gönderdi.
Uyuşturucu ve silah kaçakçılığına karşı imzalanan çok sayıda uluslararası sözleşmeye karşın insan yaşamını tehlikeye atan bu ka­çakçılık sürmektedir.


Eski Eser Kaçakçılığı
Eski uygarlıklara beşiklik etmiş Türkiye gibi doğal bir müze durumundaki ülkeler, son yüzyıllarda "eski eser kaçakçılığı" olarak nite­lenen, kültürel varlıklarına yönelik bir talanla karşı karşıya kaldılar. Kaçakçılığa konu olan eski eserler yasadışı yollarla Avrupa ve ABD' deki büyük müzelere ya da koleksiyonculara satılıyor. Yakın geçmişte Kumluca ve Elmalı defineleri böyle bir yazgıyla karşılaştı. Maddi değeri çok yüksek olan bu defineleri geri almak için ABD'deki ilgili müzelerle yapılan görüşmelerden henüz bir sonuç alınmış değil.
Kaçakçıların aranması ve yakalanması ko­nusunda üye ülkeler arasında bağlantı sağ­layan uluslararası polis örgütü İnterpol ülke­ler arasında dayanışmayı sağlamaya çalışır. Altın, uyuşturucu madde, eski eser kaçakçılı­ğı gibi işler yapanlarla ilgilenir. Yakalanan kaçakçıyı ilgili ülkeye teslim eder. Merkezi Paris'te bulunan İnterpol'ün arşivinde uluslar­arası suçluların tüm özellikleri, çalışma yön­temleri, ilişkide bulundukları kişiler ve şirket­ler kayıtlıdır. İnterpol'e Türkiye de içinde olmak üzere 125'in üstünde ülke üyedir



Rep Ver  
<b>Teşekkürler</b> Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.2009   #7
Kullanıcı Profili
Ax!Meleq
Uzaklaştırıldı...
Avatar
 
Ax!Meleq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Ax!Meleq Ax!Meleq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye No: 337
Üyelik tarihi: 12.10.2009
Bulunduğu yer: 35,BuÇuK
Konular: 1056
Mesajlar: 2.069
Teşekkür Bilgileri Teşekkürler: 0
57 mesajına 74 kere teşekkür edildi.
Rep Bilgileri
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 567
Rep Gücü: Ax!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished road
Standart

 
Ayaklanma

İsyan ya da ayaklanma, insanların devlet yönetimine ya da herhangi bir otoriteye karşı, toplu olarak ve genellikle zora başvurarak başkaldırmasıdır. Askerlerin komutanlarına, tayfaların kaptanlarına, kölelerin efendilerine ya da halkın yönetime başkaldırısı isyandır.

Tarihten Örnekler
Askerlerin komutanlarının emrine uymayı reddetmesi askeri isyandır ve tarihte birçok örneği vardır. İÖ 327'de Makedonya Kralı Büyük İskender ordusuyla Hindistan'ın içleri­ne girmek üzereyken, savaştan bitkin düşmüş askerler ilerlemeyi reddettiler. Bu isyan karşı­sında Büyük İskender geri dönmek zorunda kaldı.
Tayfaların kaptana karşı ayaklanmalarına eski keşif gezileri döneminde sıkça rastlanır­dı. Aylarca, hatta yıllarca evlerinden uzak, denizde kalan tayfalar huzursuzlaşıyor, buna bir de gemideki ağır yaşam ve çalışma koşul­lan eklenince isyanlar kaçınılmaz oluyordu. 1520'de Ferdinand Macellan, dünya çevresini dolaşmak için çıktığı keşif gezisinde, Amerika açıklanndayken gemisinde çıkan isyanı zorla bastırdı. İsyancılardan birini idam etti, öbürü­nü de kıyıda bıraktı.
20. yüzyılın başında, Haziran 1905'te Rus donanmasının Potemkin zırhlısında çıkan ayaklanma, yiyecek ve yakıt bulamayan tayfaların teslim olmasıyla sonuçlandı. Bu olay ünlü yönetmen Sergey Ayzenştayn'ın Potem­kin Zırhlısı adlı filmine de konu olmuştur.
Toplumsal eşitsizliklerin yol açtığı isyanlar tarihte önemli bir yer tutar. İÖ 73'te İtalya'da Spartaküs önderliğindeki ayaklanma köle is­yanlarının en büyüklerindendir. Spartaküs'ün kölelerden oluşan büyük ordusu, düzenli Ro­ma ordusuna İÖ 71'de yenildi. Spartaküs öldürüldü ve binlerce izleyicisi Romalılar tarafından çarmıha gerilerek idam edildi.
14. yüzyılda İngiltere'de büyük köylü ayak­lanmaları oldu. Köylüler daha fazla özgürlük ve toprak isteyerek feodal beylere karşı ayak­landılar. 1524'te Almanya'da da Reform ha­reketinin başlatıcısı Luther'in düşüncelerin­den etkilenen ve dinsel özgürlük isteyen köylüler, ayaklanarak manastırları ve feodal beylerin malikânelerini yıktılar.
1773'te İngiltere'ye bağlı Amerikan koloni­lerinde yaşayan halkın, çaydan alınan vergiye karşı İngiltere'den gelen çayları denize döke­rek başlattığı isyan, Amerikan Bağımsızlık Savaşı ile sonuçlandı. 1773'te Yemelyan İvanoviç Pugaçov önderliğinde Rusya'da sertliğin kaldırılması amacıyla büyük bir köy­lü ayaklanması başladı. Serf ordusu çeşitli yörelerden köylülerin katılımıy­la kısa sürede güçlendi ve Rusya'da 18. yüzyılın en büyük köylü ayaklanmalarından biri yaşandı. Pugaçov'un ordusu 1774'te çarlık ordusuna yenildi ve ayaklanma bastırıldı. Bu isyan Rusya'nın birçok bölgesinde çıkan köy­lü ayaklanmaları için bir kıvılcım olmuştur.
19. yüzyılda Avrupa halk ayaklanmalanyla sarsıldı. 1830'da Almanya, Fransa, İtalya gibi birçok Avrupa ülkesinde çıkan ayaklanmalar milliyetçi ve demokratik isteklerden kaynak­lanmıştır. 1848 ayaklanmaları ise, sanayide artan makine kullanımının yarattığı işsizlik gibi ekonomik nedenler ile halkın ülke yöne­timinde söz hakkı istemesi gibi siyasal neden­lere dayanır. Fransa'da yoksul halkın başlattı­ğı isyan 1848-49 yıllarında tüm Avrupa'yı sarsmıştır.
19.yüzyılın en önemli ayaklanmalarından biri de 1871'de Fransa'da yaşandı. Fransa-Prusya Savaşı'ndan yenik çıkan Fransa'da hükümet çok ağır bir antlaşmaya imza atmak zorunda kaldı. Bu antlaşmaya karşı olan Paris halkı 16 Mart 1871'de ekonomik, siyasal ve yönetsel alanlarda birçok yenilik isteyerek ayaklandı; kentin önemli bölümlerini ele geçir­di ve Paris Komünü'nü kurarak kenti iki ay süreyle yönetti.
20.yüzyılın önemli isyanları arasında Mek­sika köylü ayaklanmaları da vardır. Bu ayak­lanmalar Emiliano Zapata ve Pancho Villa gibi ünlü önderler yaratmıştır. Rusya'da 1905'te Petersburg kentinde işçilerin üzerine ateş açılmasıyla başlayan işçi ayaklanması, Rusya çapında yaygınlaştı. Sonunda yenilgiye uğra-dıysa da bu ayaklanma, 1917 Ekim Devrimi'nin kilometre taşlarından biri oldu.
Anadolu da tarih boyunca birçok isyana sahne olmuştur. Anadolu Selçukluları döne­minde Baba İlyas yanlısı Türkmenler'in 1239'da başlattığı başkaldırı dinsel amaçlı bir isyandı. Bu isyan Bektaşilik gibi tarikatların kurulmasını da etkilemiştir. Anadolu'daki önemli isyanlar ara­sında, 16.-17. yüzyıllarda, ekonomik ve top­lumsal yapının bozulması sonucu çıkan Celali Ayaklanmaları da sayılabilir. Ayrıca, Osmanlı İmpara-torluğu'nda Lale Devri'ni sona erdiren Patro­na Halil ile 1807'de Kabakçı Mustafa ayaklan­maları öbür önemli isyanlardır.



Rep Ver  
<b>Teşekkürler</b> Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.2009   #8
Kullanıcı Profili
Ax!Meleq
Uzaklaştırıldı...
Avatar
 
Ax!Meleq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Ax!Meleq Ax!Meleq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye No: 337
Üyelik tarihi: 12.10.2009
Bulunduğu yer: 35,BuÇuK
Konular: 1056
Mesajlar: 2.069
Teşekkür Bilgileri Teşekkürler: 0
57 mesajına 74 kere teşekkür edildi.
Rep Bilgileri
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 567
Rep Gücü: Ax!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished roadAx!Meleq is on a distinguished road
Standart

 
Soykırım


Soykırım veya jenosit, ırk, canlı türü, siyasal görüş, din, sosyal durum ya da başka herhangi bir ayırıcı özellikleri ile diğerlerinden ayırt edilebilen bir topluluk veya toplulukların bireylerinin, yok edicilerin çıkarları doğrultusunda önemli sayıda ve düzenli biçimde yok edilmeleridir. Jenosit genos (Yunanca 'ırk', 'soy') ve cida (Latince 'katletmek') kelimelerinden türemiştir.
En bilinen soykırım Nazi Almanyası'nda, Yahudiler başta olmak üzere, çok sayıda etnik topluluğa karşı yürütülen soykırımdır. Son dönemde ise Halepçe'de Kürtler'e karşı, Bosna-Hersek'te Boşnaklar'a karşı izlenen katliamlar soykırım olarak tanımlanmıştır. 1975-1979 arası Kızıl Khmer soykırımı ve yine 1994'teki Ruanda Soykırımı da yakın tarihteki önemli soykırımlar arasındadır.
Türkiye'de ve dünyada soykırım denildiğinde en çok konuşulan iddialardan biri de Ermeni soykırımı iddiasıdır. Ancak iddialar tek taraflı kalmıştır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra işgal altındaki Osmanlı Devletinden 18 Ocak 1919 tarihinde Britanya Yüksek Komiseri Amiral Calthrope bu olaylarda katliam yapmakla suçlanan 120 kişiyi Malta Adası'na götürmüş ve bir mahkeme yapılmıştır. 29 Temmuz 1921 İngiliz Kraliyet Başsavcısı yargılananların hepsine beraat kararı verildiğini açıklamıştır. Ayrıca bu mahkemede ABD tarafından da ellerinde bu konunun soykırım oladuğunu gösterir hiç bir belge olmadığı bildirilmiştir (ABD o dönemde bölgede konuyla ilgili gözlemciler bulundurmaktadır). Ermeniler konuyu yasal zemine taşımaktan özenle kaçınmaktadırlar.

Tanımlama Ölçütleri

  • Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Roma statüsüne göre soykırımın tanımı 6. maddede yapılmaktadır. Bu maddeye göre soykırım, bir milletin, etnik, dini bir grubun veya bir ırkın tamamını veya bir bölümünü yok etmek amaçlı yapılan aşağıdaki davranışlardır:

  • Grup üyelerini öldürmek
  • Grup üyelerine ciddi fiziki veya zihinsel zarar vermek
  • Grup üyelerinin yaşam şartlarına, grubu fiziksel olarak yok etme amaçlı zarar vermek
  • Gruptaki doğumları kasıtlı olarak engellemek
  • Grubun çocuklarını zorla başka bir gruba transfer etmek

  • Birleşmiş Milletler'in 1948 tarihli Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ne göre bir eylemin soykırım olarak nitelendirilebilmesi için, belirli bir insan topluluğunun; milliyeti, ırkı, etnik kökeni veya dini dolayısıyla yok edilmesi niyetinin bulunması gerekir.
Uluslarası Yasalar ve Soykırım
Uluslararası Ceza mahkemesinin görevi, tüm toplumları ilgilendiren en ciddi suçlarla sınırlıdır. Bunlar;

  • Soykırım suçu
  • İnsanlık suçları
  • Savaş suçları
  • Saldırganlık suçları
dolayısıyla soykırım suçu uluslararası ceza mahkemesinin baktığı davalar arasındadır.

Nazi Almanyası ve Soykırım
Nazi Almanyası tarafından yürütülmüş olan soykırım , çoğunlukca bilindiği şekli ile sadece Yahudiler'i değil, Çingeneler, eşcinseller, Polonyalılar, Özürlüler, komünistler, Yehova Şahitleri, akıl hastaları, Rus ve diğer Slav aydınları, Rus savaş esirleri, bazı Katolik ve Protestan din adamları, sendikacılar, bazı Afrikalılar ve tüm III. Reich karşıtı siyasi görüşlüleri de hedef almıştır.



Rep Ver  
<b>Teşekkürler</b> Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.2009   #9
Kullanıcı Profili
Beyaz
Mekanın Cennet Olsun
Avatar
 
Beyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Beyaz Beyaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye No: 339
Üyelik tarihi: 13.10.2009
Bulunduğu yer: İzmir
Konular: 187
Mesajlar: 878
Teşekkür Bilgileri Teşekkürler: 0
28 mesajına 39 kere teşekkür edildi.
Rep Bilgileri
Tecrübe Puanı: 6
Rep Puanı: 290
Rep Gücü: Beyaz is on a distinguished roadBeyaz is on a distinguished roadBeyaz is on a distinguished road
Standart

 
Eline sağlık master tezi gibi olmuş herşey var.
Acaba hukukmu okusam kaynak bol nasılsa



Rep Ver  
<b>Teşekkürler</b> Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
suc, suclar, türleri

« önceki Konu | sonraki Konu »
Seçenekler
Yazdırılabilir şekli göster Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder Sayfayı E-Mail olarak gönder

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forum Kuralları


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:52.

Güzel İnsanlar Topluluğu RSS Feeds - Bize Yazin - Güzel İnsanlar Topluluğu - Arşiv - Kullanım sözleşmesi - Yukarı git

Powered by vBulletin® Version 3.8.4 .
Copyright ©2000 - 2013, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
LinkBack
LinkBack URL LinkBack URL
About LinkBacks About LinkBacks
Bookmark & Share
Digg this Thread! Digg this Thread!
Add Thread to del.icio.us Add Thread to del.icio.us
Bookmark in Technorati Bookmark in Technorati
Tweet this thread Tweet this thread